Ameliyat olacak hastanın gerekli tahlillerinin ve ameliyat hazırlıklarının yapılması için, ameliyattan belli bir süre önce hastaneye başvurması gerekmektedir. Ameliyat hazırlığının bir kısmı ayaktan yapılırken bir kısmı için de hastanın yatışı gerekli olabilir. Bu nedenle hastanın ameliyattan 1 veya 2 gün önce hastaneye yatması uygundur. Yapılacak tetkikler rutin olup kan, idrar testleri, elektrokardiyografi (EKG), ekokardiyografi ve röntgen filmi gibi tetkiklerdir. Tüm vücut sistemi ve bazı hastalarda ameliyat esnasında inme ihtimaline karşı boyun damarlarının durumu testlerle değerlendirilir. Kapak hastaları için ameliyat öncesi dişlerin kontrolü ve gerekiyorsa tedavisi yapılır. Ameliyattan sonra verilecek olan sıvı tedavisi için hastanın kilosu ölçülür. Daha önceden yapılmamış ise, koroner anjiogramın ameliyat öncesinde yapılması şarttır.
Cerrahi girişim için hastaneye yatan hastanın, olacağı ameliyata göre psikolojik ve fiziksel hazırlık süreci önemlidir. Bu süreçte hastanın anamnez dediğimiz şikayetleri, hastalık hikayesi alınır ve ameliyatı yapıcak cerrah ve anestezist tarafindan hastanın muayenesi yapılır. Hasta ve ailesine hastalık ve yapılacak ameliyatla ilgili detaylı bilgi verilir ve onam formu adını verdiğimiz hastanın ve ailesinin yapılacak ameliyatı kabul ettiğine ilişkin imzalı onayı alınır.Ameliyat sonrası yoğun bakım dönemi genellikle 1 veya 2 gündür, bu dönemde hastanın nasıl nefes alıp vermesi gerektiği ve yapması gereken solunum egzersizleri öğretilir.

Açık kalp ameliyatı öncesi hastaların yapması gerekenler;

Ameliyat olacak kişi sigara kullanıyorsa, hemen bırakması gerekir.

Ameliyattan 4-5 gün önce bazı ilaçları kullanmayı bırakmak gerekebilir.

Cerrahi sırasında kusmanın engellenmesi için 1 gece önceden yiyecek ve içecek alımının durması gerekir.

Enfeksiyonu önlemek için göğüs, bacak, kol ve kasık bölgelerindeki tüyler tıraş edilir.

Kalp ameliyatı ne kadar sürer?
Ameliyat süresi hastanın durumuna, seçilen cerrahi yönteme ve eşlik eden diğer cerrahi müdahalelere bağlı olarak ancak tahmin edilebilir ve önceden bilinemez, bu süre ortalama olarak 3 ile 6 saat arasında değişir.

Bypass ameliyatı riski nedir?
Normal koşullarda bir bypass ameliyatında ölüm riski % 1 in altındadır. Bazı hastalarda bu risk artar. Hastanın daha önce miyokard enfarktüsü (kalp krizi) geçirilmiş olması, önceden geçirilmiş kalp ameliyatı olması, kalbin kasılma ve gevşeme fonksiyonlarında bozukluk bulunması, böbrek, karaciğer, akciğer fonksiyon bozuklukları, ileri yaş, şeker hastalığı, pıhtılaşma bozuklukları gibi problemler ameliyat riskini değişik oranlarda arttırırlar. Hastaların risk durumunu objektif olarak değerlendirmek amacıyla çeşitli “Risk Skorlama” yöntemleri geliştirilmiştir. Bu skorlamalarda hastaya ait her önemli faktör bir tabloda işaretlenerek toplam ağırlıklı risk değerleri hesaplanır.

Hastane yatış süresi ne kadardır?
Yapılan ameliyat yöntemine göre değişmek üzere hastalar ameliyattan sonra ortalama olarak 7-10 gün içinde taburcu edilebilmektedirler.

Ağrı olur mu ?
Ameliyata bağlı olarak kesi yerlerinde, sırtta ve göğüs bölgesinde geçici ağrılar olabilir. Bu ağrılar genellikle ağrı kesiciye yanıt verirler. Bunun dışında, bazı hastalarda göğüsten çıkartılan damar nedeniyle göğüs kemiğinin sol veya sağ kısmında ve damar çıkartılan bacakta diz altından itibaren uyuşma, karıncalanma olabilir.

Bypass da kullanılan damarlar vücudun nerelerinden alınır ?
Bypass amacıyla kullanılacak damar vücudun değişik yerlerinden çıkartılabilir. En çok kullanılan göğüs içi arteri (internal mammariyal arter) damarlarıdır, ikinci sıklıkta bacaktan çıkartılan toplar damar (safen veni) kullanılır. Bunların dışında koldan (radiyal arter), mideden (gastroepiploik arter), karın adalesinden (epigastrik arter) çıkartılan atardamarlar da kullanılabilir.

Yoğun bakım dönemi nasıldır ?
Hasta ameliyat sonrası yoğun bakım ünitesine alınır. Yoğun bakımda her hastanın tedavisi ve takibi için ayrı hemşire bulunur ve hasta refakatcisinin yoğun bakımda kalması için izin verilmez. Kısıtlı sayıda hasta yakını ancak günün belli saatlerinde özel giysiler giymek koşuluyla bir kaç dakikalığına hastanın yanına alınabilir. Anestetik ilaçların etkisi altındaki hastalar uyansalar bile başlangıçta ellerini, ayaklarını oynatamayabilirler. Bu durum kısa sürede normale döner. Etraftaki birçok cihaz ve alarm sesleriyle hasta kendisini alışkın olmadığı bir ortamda hissedebilir. Bu aşamada hasta, hemşireler tarafından bilgilendirilir ve sakin olması yönünde telkinde bulunulur.

Ameliyat öncesinde hastaların kolları ve boynuna, ilaçları vermek için damar yolu olarak ve kataterlcr yerleştirilecektir. Yine hasta uyandığında göğsünde tüpler olacaktır. Bunlar hasta yoğun bakımdan çıkmadan önce çekilirler. Bu dönemde hastanın ağrı duymaması için ilaçlar verilir. Eğer ağrısı olursa hemşireye bildirmesi tavsiye edilir. Ameliyat öncesinde takılan sonda ile hastanın ayağa kalkmadan idrarını yapması sağlanır ve böbrek fonksiyonları da takip altında olur. Yoğun bakımda kalma süresi ortalama 1 – 2 gün arasındadır. Ancak herkesin hastalığı, yaşı, yapılan ameliyatın ağırlığı, iyileşme süresi ve tedaviye cevabına göre bu süre değişebilmektedir.

Sürekli faaliyet içinde olan, ışıkların yandığı ortamda hasta zaman kavramını kaybedebilir. Özellikle geceleri zihin bulanıklığı ve sıkıntı hissedebilir, hastaların buna hazırlıklı olmaları gerekir. Bu durum geçicidir, özellikle de hasta odasına çıktığında hızla düzelir. Odada dinlendikçe normal uyku alışkanlığına tekrar döner ve halsizlik de zamanla ortadan kaybolur.

Yoğun bakımdan çıktıktan sonra yaşam nasıl olur ?
Yoğun bakım sonrası hasta servisteki odasına alınır. Odada hasta refakatcisinin kalmasına izin verilir fakat hasta odası kalabalık olmamalıdır. Hastanın ilk hareketleri yatak içerisinde ayaklarını toplayıp uzatma şeklinde olacaktır. Artık sondası da olmadığı için tuvalete gitmesi gerekir. Göğüs kemiğine yük vermemeye ve göğsü germemeye çalışmak önemlidir. Çünkü ameliyatta kesilen göğüs kemiğini çelik teller tutmaktadır ve kemiğin kaynaması için belli bir sürenin geçmesi gerekir. Bunun için özellikle ilk günler hastanın yan yatmaması, yatıp kalkışlarında yanındakilerden yardım istemesi gerekmektedir. Yataktan kalkarken iki koluna da eşit yük vererek doğrulup yatakta dik oturması, yavaş hareketlerle bacaklarını yataktan sarkıtıp, birkaç dakika böylece dinlendikten sonra yavaşça kalkması gerekir. İlk günlerde ani kalkışlarda hastanın başı dönebilir ve dengesini kaybedebilir. Öncelikle hasta koltuk ve sandalyeye geçer, birkaç dakika orada dinlendikten sonra ayağa kalkması en güvenlisidir. Başlangıçta kısa olan yürüyüş mesafeleri hasta kendini iyi hissettikçe artacaktır.

İlk birkaç haftadan sonra hasta yastık destekli hafif yan yatabilir. Özellikle kilolu, yaşlı ve şeker hastalarında yatak yaralarını önlemek için hastanın arada bir kalkması ve sırtını yataktan kaldırması gerekmektedir. Eğer hastanın ayaklarında şişlik oluyorsa, ayaklarını koltuk yüksekliğine kaldıracak şekilde, altına destek koyarak uzatabilir.

Kalbe olan kan dönüşüne yardımcı olması ve bacaklarında şişlik oluşmaması için hastalara varis çorabı kullanması önerilir. Çorapların aşağı doğru kayarak toplanmasına izin verilmemelidir. Bu durum bacak toplar damarlarındaki kan dolaşımına engel olur. Gece yatarken varis çorabı çıkartılabilir fakat sabah yataktan kalkmadan tekrar giyilmelidir. Varis çorabını ameliyattan sonra 6 -8 hafta kullanması gerekebilir.

Ameliyat sonrasında derin nefes alma egzersizleri yapmak, öksürüp balgam çıkarmaya çalışmak hastanın çabuk iyileşmesi için önemlidir. Öksürme esnasında hasta ağrı hissedebilir fakat ameliyat yerine bir zararı yoktur. Bu sayede hasta ameliyat nedeniyle akciğerlerinde biriken salgıları atmış olur. Hava yolları temizlenecek, akciğerdeki hava kesecikleri açılacak, bu da muhtemel akciğer enfeksiyonlarını önleyecektir. Bol su içmek veya sıvı almak kolay balgam çıkarmaya ve böbrek fonksiyonlarının iyileşmesine yardımcı olacaktır. Ağrı ve rahatsızlık duydukları için öksürmekte zorlanan hastaların göğüslerine küçük bir yastıkla destek yaparak öksürmeye çalışmaları sağlanabilir.

Ameliyat sonrası her hastada terleme ve ateş olabilir. Ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçlarla bu sıkıntılar kontrol altına alınabilir ve 3- 4 gün içinde tamamen geçebilir.

İlk günlerde hastanın yumuşak bir bez veya süngerle vücudunu silebilir. Ameliyat yeri kuruyup kabuk bağladıktan sonra hasta yanında biri olmak şartıyla sabun veya vücut şampuanları ile ılık suda duş şeklinde banyo yapabilir. Şeker hastaları hariç hastaların hızla iyileşmeleri için ilk 1 ayda yiyeceklerinde herhangi bir kısıtlama yoktur. Ancak tansiyonu yüksek olan veya doktoru tarafından önerilen hastaların az tuzlu yemeleri gereklidir. Küçük porsiyonlarda, sık aralıklarla yemek ve dengeli beslenmeye özen göstermek, iyileşmeyi hızlandıracaktır.

Ameliyat sonrası dönemde uykusuzluk, can sıkıntısı, uykudan yüksekten düşüyormuş gibi aniden sıçrayarak uyanma, sinirlilik, tahammülsüzlük, kolay duygulanma, konsantrasyon bozukluğu, olayları dışarıdan izleme ve algılamada zorlanma gibi şikayetler olabilir. Bunlar anestetik ilaçlara ve yaşanan strese bağlıdır. Çoğunlukla ilk iki ay içinde kendiliğinden geçer.

Hastaneden çıkmadan önce geçici kalp pili telleri alınır, ilaçlar reçete edilir, hasta evdeki yaşantısı konusunda bilgilendirilir. Ayrıca kontrole geleceği tarih bildirilir ve kontrol sırasında yaptırılacak tetkikler için istek formları doldurulur. Raporu da içeren hasta çıkış raporu (epikriz) hastaneden çıkmadan hastaya teslim edilir.

Hastaneden çıktıktan sonra neler yapılmalıdır ?
Göğüs kemiği kesilerek yapılan operasyonlarda en önemli hususlardan biri de, yaklaşık iki ay süresince hastanın göğsüne fazla yük bindirmemesi ve göğsü gerici hareketlerden kaçınmasıdır. İlk bir kaç hafta sırtüstü yatması ve yatakta yana dönmemesi gerekir. Bacaktan damar çıkarıldıysa ve doktor varis çorabı önerdiyse bu çorabın tarife uygun bir şekilde her gün giyilmesi (genellikle 6-8 hafta süreyle) önemlidir. İlk iki ay ağır yük taşımamak, araba kullanmamak gerekir. İlk günlerde fazla ziyaretçi kabul edilmemesi hasta için tercih edilecek bir önlem olmalıdır.

Hasta normal hayata ne zaman dönebilir?
Yapılan ameliyata, yaşa ve hastanın durumuna göre değişmek üzere normal hayata geçiş belli bir süre alacaktır. Bu süreler hekim tarafından hastaya ameliyattan sonra söylenir.
Genel olarak, bayanlar 6-8 haftadan önce ev işleri ve çocuk bakımı gibi konularda tam sorumluluk almamalıdır. Hafif tempolu işlerde çalışanlar 4-6′ncı haftadan sonra günde 4 saati geçmemek kaydı ile çalışabilirler. Ağır işlerde çalışanlar 2-3 ay sonra işlerine dönebilirler. Başarılı bir ameliyat sonrasında hastanın cinsel hayatında bir problem olmaması beklenir.
Hızlı bir iyileşme için, ilk günlerde (şeker hastalığı dışında) özel bir diyet kullanmamak daha uygundur. İlk kontrolden sonra kardiyolog veya diyetisyen tarafından diyet uygulamalarına başlanacaktır.
Taburcu olduktan bir hafta sonra hasta sokakta düz yolda yürüyüş yapmaya başlayabilir. Yürüyüşe 10-15 dakika ile başlanır ve 8. hafta sonunda 50-60 dakikaya çıkılabilir. Aşırı sıcak ve soğuktan, ayrıca rüzgara karşı yürümekten sakınmak gerekir.