Anevrizma atardamarların duvarında oluşan baloncuk şeklindeki patolojik genişlemeleri tarif eden genel tıbbi tanımlamadır. Beyin atardamarları ve aort damarı, anevrizmaların en sık yerleştiği bölgelerdir. Anevrizmalar, morfolojilerine göre saküler ve fusiform olarak sınıflandırılırlar. Damar duvarının belirli bir noktasından çıkıp, nispeten yuvarlak bir şekle sahip anevrizmalara, saküler anevrizma adı verilir. Damar duvarında “iğ” şeklinde bir genişleme şeklinde olan anevrizmalar, fusiform anevrizmalar olarak tanımlanır. Ayrıca, anevrizmalar, duvar yapılarına göre “gerçek anevrizmalar” ve “yalancı (psödo) anevrizmalar” olarak sınıflandırılırlar. Bir gerçek anevrizmanın duvar yapısı, normal atardamar duvarını oluşturan tüm tabakaları (intima, media ve adventisya) içerir. Yalancı veya psödo anevrizmalar, damar duvarında oluşan yırtılma sonucu oluşur ve yalancı anevrizma duvarında damarsal tabakaların tümü bulunmaz.

Anevrizmalar aort damarı gibi çok geniş damarlarda oluşabildiği gibi, küçük ve orta boy damarlarda da oluşabilirler. Aort anevrizmaları torasik aort anevrizması, abdominal aort anevrizması gibi oluştuğu yerlere göre isimler alır.

Anevrizmalar yapı itibarı ile damar duvarının doğuştan zayıf olduğu noktalarda oluşur. Damar duvarının zayıf olduğu noktada damar içi yüksek basınç (yüksek tansiyon) nedeniyle damar duvarı zayıf noktadan dışarı doğru bombeleşerek baloncuk oluşur. Baloncuk duvarı, basınca dayanamadığı anda da yırtılır, yırtılma ya kendiliğinden ya da öksürme, ıkınma gibi eforla oluşur.

Anevrizma kimlerde oluşur?

Damar duvarının  esnekliği ve dayanıklılığını  sağlayan kollajen ve elastin adını verdiğimiz maddelerin eksikliği (marfan sendromu, ehler danlos sendromu gibi)
Damar duvarındaki Arteriosklerotik veya hipertansif değişiklikler.
Travmatik (darp veya kaza sonucu kafa yaralanmaları)
Enfeksiyona bağlı

Risk faktörleri nelerdir?

Sigara kullanımı
Oral Kontraseptifler (Doğum kontrol ilaçları)
Alkol (Şüpheli)
Hipertansiyon

Tanı nasıl konur?

Genel amaçlı yapılan tomografi veya MR tetkikinde tesadüfen. Çok büyük anevrizmaların çevre organlara basısına bağlı o organlara ait bulgularla. Örnek olarak nefes borusuna basıya bağlı olarak nefes darlığı veya ses kısıklığı şeklinde karşımıza çıkabilir. Anevrizmanın yırtılmasıyla hastalar genellikle kaybedilebilir, çok az hasta şok tablosuyla hastaneye yetiştirilebilir.

Tedavi

Anevrizmaların tedavisi cerrahidir. Anevrizmanın yerine göre cerrahi teknikler ve ameliyatın riskleri değişir. Genel olarak söylemek gerekirse anevrizma cerrahisi riskli ameliyatlar sınıfındandır. Bazı anevrizmaları EVAR ve TEVAR adını verdiğimiz endovasküler yöntemlerle kasıktan girerek tedavi etmek mümkündür. Bu yöntemleri uygulamak için anevrizmanın yeri ve anatomisinin uygun olması gerekir.