Atrial Fibrilasyon

Atrial fibrilasyonen yaygın görülen ritm problemidir, sıklığı insanlar yaşlandıkça artmaktadır. 55 yaş altındaki erişkinlerde, %0.1’den azı atrial fibrilasyona sahiptir, oysa 60 yaşın üstündeki birey­lerin %4 ü ve 80 yaş üstündekilerin %10 ü at­rial fibrilasyona sahiptir.

Atrial fibrilasyonu kabaca kalbin düzensiz çalışması olarak tarif edilir . Normal kalbin ritmik bir kasılması vardır, atrial fibrilasyonda bu ritmik kasılma bozulmuştur. Normal kalpte kalbin elektrik aktivitesi tek bir üst odaktan düzenli bir şekilde çıkar ve tüm kalbe yayılır. Bu odağa sinüs nodu adı verilir. Sinüs nodu nun oluşturduğu ritme sinüs ritmi adı verilir. Bu normal bir ritmdir. Çeşitli sebeplerden dolayı sinüs ritminin baskılayıcı etkisi ortadan kalkarsa her iki atriumda (kulakçık) bulunan odaklar aktive olur ve çok sayıda merkez elektrik aktivitesi üretir ve yayar. Bu odaklar anarşik odaklardır, oluşturduğu ritm düzensizdir. Ritm düzensiz olduğu için kalbin kasılması da düzensiz olacaktır. Biz bu ritme atrial fibrilasyon adını veriyoruz.

Yapılan çalışmalardan elde edilen bilgilere göre,  atrial fibrilasyonu olan hastalar olmayanlara göre 1.5-2 kat daha fazla hayatını kaybetme, daha fazla embolik (pıhtı atma)  olaylar ve kalp yetmezliği ris­kine sahiptirler. İnme riski atrial fibrilasyonlu bir hastada beş kat artmaktadır.

Atrial fibrilasyonun yaşlılık dışındaki sebepleri nelerdir?

Kalp ile ilişkili sebepler

  1. Mitral kapak hastalığı
  2. Kalbin sistolik veya diastolik fonksiyon bozukluğu ve buna bağlı olarak büyümesi
  3. Konjestif kalp yetmezliği
  4. Hipertansiyon
  5. Diabet
  6. Miokart infarktüsü
  7. Hipertrofik kardiomyopati
  8. Perikardit
  9. Wolff-Parkinson-White sendromu
  10. Hasta sinüs sendromu
  11. Konjenital kalp hastalığı

Kalp dışı sebepler

  1. Akut veya kronik alkol alımı (hafta sonu kalbi)
  2. tiroid hastalıkları
  3. Vagal veya sempatik sinir sistemi ton değişiklikleri
  4. Pulmoner tromboembolizm
  5. Sepsis
  6. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı

Nasıl tanı konur?

Hasta başlıca çarpıntı şikayeti ile hekime gelir. Başlangıçta hasta ritmi atrial fibrilasyona girer ve tekrar kendiliğinden normale dönebilir buna paroksismal atrial fibrilasyon denir. Burada atrial fibrilasyonu tetikleyen odak genellikle pulmoner venlerin (akciğereden temiz kanı sol atriuma getiren damarlar) sol atriuma(kulakçık) açıldıkları yerde bulunur.  İlerleyen durumlarda atrial fibrilasyon sebat eder artık kendiliğinden normal ritme girip çıkmaz bu duruma da kronik atrial fibrilasyon denir. Kronik atrial fibrilasyonda tetikleyici odaklar artık atrium (kulakçık) içine yayılmıştır.   Elektrokardiyografi ve ritm holteri  tanıyı kersinleştirmek yeterlidir.

Atrial Fibrilasyonun tedavis  nasıl yapılır ? 

Tedaviyi ikiye ayırabiliriz:

Birincisi ilaç tedavisi; bu daha çok atrial fibrilasyonun olumsuz etkilerini ortadan kaldırmaya yöneliktir, ritmin normale dönmesinde fazla etkili değildir  .  Embolik olaylar dediğimiz pıhtı atması hadisesini önlemek için kan sulandırıcı ilaçlar verilir. Kalp çok hızlı çalışıyorsa kalbi yavaşlatmak için de ilaç tedavisi uygulanır.

İkincisi atrial fibrilasyonu normal ritme döndürmek için kullanılan yöntemlerdir. Bunlar; srasıyla elektroşok dediğimiz kardiyoversiyon, kateter ablasyon ve cerrahi ablasyon yöntemlerdir.

Kateter ablasyon: Eğer kalp hızı ilaçlar ve elektroşok ile kontrol altına alınamıyorsa veya hasta ilaç tedavisini tolere edemiyorsa o zaman kateter ablasyon denenebilir. Bu teknikle kasıktan bir kateter yardımıyla kalbin sol atriumuna(kulakçık) girilerek burada atrial fibrilasyonu tetikleyen odaklar yakılır. Paroksismal atrial fibrilasyonda kateter ablasyonun başarı şansı çok yüksektir.

Cerrahi ablasyon: Hastalara nadir olarak tek başına cerrahi ablasyon işlemi uygulanır. Genellikle kalple ilgili kapak ve koroner arter hastalığı gibi  problemi olan hastalarda, atrial fibrilasyon da varsa cerrahi işleme ek olarak cerrahia ablasyon da uygulanır. Kateter yönteminde yapılan yakma işleminin aynısı ameliyat esnasında cerrah tarafından görerek yapılır. Cerrahi hastalar genellikle uzun süre atrial fibrilasyona maruz kalmış kronik atrial fibrilasyonlu hastalardır. Bunlarda işlem sonrası ilk bir yılda normal ritme dönüş %80 civarındadır.